Aksaray’ımıza, şehrimize hak etmediği bir üzüntü yaşatıldı bildiğiniz gibi. Asıl suçlu kim bil(e)miyoruz ama şehrimizin adı “otistik çocukları yuhalayan” şehre çıktı. Unutuldu gitti sanan varsa yanılır. Zira 14 Kasım 2019 tarihinde Kars’tan bir haber gördüm sosyal medyada. Aksaray’daki malum olayı yeniden hatırlatıyor ve “Otizmli Çocuklara Yapılan Bir Nefret Suçudur” başlığını taşıyordu. Aksaray kelimesi de mezkûr yazıda tam altı(6) defa geçiyor. Başlıkta kütüphane gördünüz ama “bu giriş ne?” diye düşünüyorsanız haklısınız. Lakin birazdan yani yazı bitince hak vereceksiniz.

İstanbul’da yaşayan birisiyle geçen gün bir saatten fazla Aksaraylıların otizm haberindeki profilden çok farklı olduğu konusunda konuştuk. Otizmlileri cüzzamlı gibi görenlerden utandığımı zaten daha önce yazmıştım yine bu sayfadan. İkna ettim mi bilemiyorum ama bir saatten fazla her şehirden nice kötü haberlerin geldiğini hatta dünyanın her yerinden menfi haberlerin olduğunu, insanın olduğu her yerde suç olabileceğini ve saire anlattım. Bu görüşmenin üzerinden daha saatler geçmeden bir de “Aksaray Kültür Merkezi’ndeki kütüphane kapatılacakmış” haberini duymayayım mı?

İnanamadım. İnanmak istemedim zira. Bu karar bu aşamada elbette harakiri olurdu şehir adına. Zannederim Aksaray İl Genel Meclisi’nin aldığı bu karar otistik çocuklarla birlikte Aksaraylıyı üzenlerin marifetinden önce alınmıştır. Ya değilse bu mecliste bulunan herkes şehrin adının aynı günlerde ikinci kez çok ama çok olumsuz bir haberle anılmasını, ulusal gazetelerin, tv’lerin gündeminde olmasını istemez. Zaten bu konuda farklı düşünen olursa ciddi bir sorunumuz var demektir. Kısacası Aksaray’ın rezil olmasını kimse istemez. Otizmli çocuklarla alakalı anlatılanların çoğunun abartı olduğunu hepimiz bilsek de, milletvekilimiz Ayhan Erel mecliste bu haksız ithamları ve tüm şehri töhmet altında bırakmanın vicdanlara sığmayacağını dillendirse de çamur atıldı üzerimize. Elbette çamur izi suya karşı kaybedecektir. Aksaraylıların tamamını zan altında bırakmanın adilâne olmayacağını herkes anlayacaktır. Gaza gelip Aksaraylıya ağız dolusu küfredenler mahcup olacaktır.

*

13 yıldır bu köşeden tarihle alakalı araştırmalarımı sizlerle paylaşıyorum. Bazen de güncel ama tarihle/kültürle alakalı yazıyorum. Bugün de Aksaray Kültür Merkezi Kütüphanesi’nin kapatılma ya da devir meselesini yazmak istiyorum.

14 Kasım 2019, 15.30 gibi Aksaray Kültür Merkezi Kütüphanesi’ne gittim. Kütüphane müdürü Mehmet Bektaş ile sohbet ettim. Kütüphanenin açıldığı günden beridir üyesiyim. Mehmet abiyle de haliyle hukukumuz derindir. Kendisiyle konuyu istişare ederken kitap ve üye sayısı konusunu da konuştuk.

Aksaray Kültür Merkezi Kütüphanesi’nde 2019 Kasım itibariyle 86.889 adet kitap varken üye sayısı da 10.636’dur. 1 Ocak-14 Kasım 2019 itibariyle okurların kütüphaneden aldığı kitap sayısı 63.286’dır. Bu rakamlar oldukça önemlidir. Neden mi? Çünkü bu rakamlar kütüphanenin ne kadar aktif olarak kullanıldığını gösterir.

Başlıktaki “kapanmaz” ifadesini de bunun için yazdım. 90 bine yakın kitabın olduğu kütüphaneden ev hanımından akademisyenine kadar Aksaraylı istifade ediyorsa, bazı kitapları Türkiye’nin farklı yerlerinde bulamayıp Aksaray Kültür Merkezi Kütüphanesi’nde bulup faydalanıyorsa bu hizmeti veren kütüphane elbette kapatılmaz. Sadece Aksaraylılar değil ülkenin farklı yerlerinden vatandaşlarımızın da hizmetine açık olan bu kütüphanenin yaşaması/yaşatılması o kadar önemlidir ki zannederim bu konu herkesin malumudur. Kütüphaneyi kuranların, zenginleştirenlerin cümlesine ve dahi kadim şehrimizin kültürüne katkıda bulunan herkese selam olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.