İnsanlıktan mükemmel hangi kitap vardır. Dünyadan bi haber doğmak, bir kaç gülücük anlam taşımayan bakışlar ve kundakta en mutlu yaşantı, eli kolu bağlıda olsa.

Sonra çocukluk yarı varoluş, yarı manasız yıllar. Çözülmeyen bir dolu problem. Çeşitli yürek çarpıntısı bin türlü kuruntu.

Çocukları iyi huylu yapmanın başlıca çaresi, onları mesut etmektir. Çocuğumuzun nasıl olmasını istiyorsak bizde öyle olmalıyız. Çocuğun işiteceği yerlerde söylenen her söz, göreceği yerlerde yapılan her hareketi onun karekterinin teşekkülünde rol oynar. Çocuğun kaprislerini küçük yaşta kırmalıdır. Çocuk istediklerinin kolay elde edemeyeceğini inancına varmalıdır. Çocuklar kendilerine örnek olanı isterler. Ana ve babaların çocuklarına vereceği en güzel hediye, günlerinden bir kaç dakika ayırmalarıdır.

Kim demiş bir küçük çocuk en küçük şeydir. Bir çocuk belki en büyük şeydir. Anne iyi bilgili ve haksever ise, bu mezeyitleri çocuğa aşılamamasına imkan yoktur. Çocuklarımızın kusurlarından şikayetçi olmaktan önce, kendi içimize bakalım. Doğan çocuklar, tanrının hala insanlardan ümidini kesmediğini gösterir. Çocukların ekmekten sonra ilk ihtiyacı eğitimdir. Çocuklarımızı iyi yetiştirmek okulun eseri değil insanın kendinde mevcut faziletlerin eseridir. Çocukken çekilen acıların kolay kolay sönmez o acıları çocuk hayatı boyunca taşır, unutamaz. Bir çocuğun adalet duygusu incinirse onu başkaları mutlu edemez. Her zaman mutsuzluğuyla, huzursuzluklarıyla barışıktır.

Günümüzde çocuklarımız ömürlerini apartman hapislerinde geçirmektedir. Ellerinden düşürmedikleri cep telefonu ile bilgisayarları vardır. Yorulan gözleri ile işitme cihazlarının nasıl yıprandığının farkında değiller.

Geçmişini bilmeden geleceğinide bilemezsin. Çünkü geleceğin geçmişinin çocuğu olacak. Bahçedeki meyve ağaçlarına tırmanarak meyve koparıp yemekten yoksunlar. Hangi meyve hangi ağaçta yetişir bilemezler, sebzelerin fidelerini tanımazlar. En büyük şanssızlıkları, yedikleri ilaçlı ve hormonlu yiyeceklerle beslenmeleridir. Hep kirli havaya teneffüs ettikleri için küçük yaşta hasta olmaya başlarlar. Dünyaya hayatın karanlık kuyusundan bakarlar. Çember çevirmekten, aşık olmaktan,birdir bir oyunlarından, saklambaç, körebe oyunlarından istop demekten, söğüt kabuğundan düdük, karpuz kabuğundan araba çok basit şeylerden mutlu olmaktan yoksun olarak büyümektedirler. Toprakta çıplak ayakla yürümekten mahrum olurlar. Vitrindeki pahalı oyuncaklar, her istediği alınan marka yiyecekler zamanımızdaki çocukları mutlu etmektedir.

Sırtlarındaki taşıdıkları ağır okul çantaları, yoğun çalışana isteyen ders kitapları, sınavları kazandım kazanamadım telaşları aileyenyüklünen okul masrafları günümüzdeki okullar çocuklarımızı perişan etmektedir. Sınavlar yüzünden kaç çocuğumuz ruh sağlığını kaybetmektedir.

Pembe sabahlar, sarı öğlenler, gri ikindiler ve siyah akşamlar başlar. Bir yuva kurmaya sıra gelir. Ağır masraflar omuzda çöreklenir. Başarılırsa en mutlu yükün altında ezilseniz hayatın ne önemi var. Hadi kolay gelsin. Sevgilerimle

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.