Bizler tohumuz hayatımızda ki her şeyde bizim ağacımız ve meyve vermeyi sağlayan yoldaşımızdır. Ölüm aniden gelmez doğduğumuz günden beri ahirete yaklaşmaktayız. Güzel yaşamak için daima dua eder çırpınıp dururuz, ama terslikler olabiliyor. Tabiatında kendine göre yasaları var. Bazen insanları toplu olarak yok edebiliyor. Toplu ölümlerin acısı da kolay hazmedilemiyor. Dünyaya ellerimiz kapalı olarak geliriz, ahirete giderken ellerimiz açık olarak gideriz. Yaşarken her şey bitmiştir. Yaşadığımız hayatta sevinçle acı birbirini takip eder. Kapı kilidi gibidirler. Kapının bir tarafında çekiniz, bir diğer tarafında itiniz yazar. Çekiniz yazan yerde onu olabildiğince çekmek isteriz, diğer tarafı da acıdır onu olabildiğince uzağa itmek isteriz.

Merdivenin ilk basmağını kaçırırsak yüksek basamağa kavuşacağımızı sanmayalım. Merdivenin ilk basamağı son basamağı kadar önemlidir. Gözümüz kulağımız kapalı iken dünyanın en güzel sarayına konsak ne yaşadığımızı anlamadıkça sarayda yaşamamızın ne anlamı var. Gönlümüze indikçe yükseliyoruz. Gönül şişesini kırarsak yamamak fayda vermez. Allah hepimizi kendimizden korusun. Kendisini okuyamayan kaderini yazamaz. Kendimize hasret ve acıya aşık olduğumuzu bilelim. Bazen acılı yemeklerde hoşumuza  gider.

Düşmanımızı küçümsersek yenilgiye hazırız. İnanç her zaman ürkektir, korkaktır içten içe bilemediğimizin farkındayız. Ululuğumuz büyüklük ateşleri içinde bir bahçedir. Sözler anlanması için söze muhtaç olana söylenir. Gökler yerler anlayan kişiye hep sözdür. Şimdi kendimize gelme zamanıdır. Işık aydınlığın izidir veya aydınlığın gölgesidir. Sözden anlamıyorsak virüsün birinci dalgasını bitiremeden ikinci dalgasında çok canlar toprak oldu. bu acılara ömür boyu yanacağız. Kalbizin dış yüzü ve iç yüzü olarak iki yüzü vardır. İç yüzü silinme kabul etmez. Ancak dış yüzünü silebiliriz.

kızgın plaka üzerinde duran bir adama bir dakika yüzyıl gibi geçer. Sevgilisi ile geçen bir kişiyede bir yüzyıl bir dakika gibi geçer. Bu yüzden huzur bulduğumuz zaman olduğun yerdir. Geri dönemezsin. Huzur içimizdedir, yaşamımızdadır, ölümümüzdedir. Mezar bulamayan ölü acı çekmez mi? Bu acıyı virüs nedeniyle ölenlerde gördük. Makamları cennet olsun. Bizlere yakışmayan çok şeyler yaşadık. Adaleti kendi nefsimizde tatbik edelim. Elimiz dilimiz hep duada olsun. Dünyamızı cennet yapalım. Bilgisizlikten daha önemli bir fakirlik yok. Akıldan daha güzel mal yok, kendini beğenmeden  daha korkunç yalnızlık yok. Bir bilene danışmaktan daha kuvvetli yardımcılık yok, sağlam bilgi gibi iman yok. Fenalıkları bırakmamak gibi koruyucu yok, güzel huylar gibi soy sop yok, düşünmek gibi ibadet yok. Her zaman duada olalım. Dertlerimizin ilacı duadır. Allah'ımın bizden beklediği de güzel dualardır. Dua ile kendisine yaklaşalım. Karanlık yaşantılarımız aydınlık olsun.

Sevgilerimle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.