Hayatta bütün insanların bir hikayesi var. Hepimiz yaşamak için doğarız, yaşamadan bazı şeyler için çırpınarak hayata veda ederiz. Hayatın erken veya geç bize öğreteceğini bilemeyiz. Yaşantımız elimizde olanlara verdiğimiz değerle hayal ettiklerimiz arasında gizlidir. Elimizdeki olanların değerini bilirsek ne muhtaç oluruz nede mutsuz. Bizler doğum ile ölüm arasında ki o ince çizgide yaşamayı unutan insanlarız. Hayat uzun gibi görünen kısa bir yolculuktur. Sandığımız kadar vaktimiz olmaya bilir.

Hepimizin bir hikayesi vardır, bizlerde kendi hikayemizi yaşarız. Hayallerimizin  kırılmasından korkarız. İçimizi boşaltmak için hayat elimize iki kalem verir. Birisi tükenmez kalem, diğeri kullandıkça tükenen kurşun kalemi zamanla tükenmez kaleminde tükendiğini görüyoruz. Yazmadan olmuyor yazmak yeniden doğmaktır.

Bizimle gelmeyecek olduklarını bilerek sırtımızda binlerce yük taşırız, insanların dertlerine toprağın altında yer yoktur. Çaresizliği bu günlere gömüp yarınlara yer ayıralım. Hayat bize her zaman yeni hikayeler hazırlar. Tam bitti derken yeni bir şeyler başlar. İyi geçirilmiş bir gün iki yarından iyidir.

Fark etmeden savaşa girersek sadece kendimizle savaşırız, zaman her şeyin çaresidir deriz. Aslında zaman değildir çare zaman içinde acılarımızı yenmek için harcadığımız çabadır. Virüs olayı bizlere çok şey öğretti. Düşüncelerimiz alt üst oldu. Hayatımız cehennemin kıyısında kurulmuş bir pazara döndü. Hayatımızın kör düğümleri yüreğimizin yarası oldu. Her şeyini kaybetmiş birisinin sancısı geçer mi?

Kendimizden başka bir canın iyiliği için hayatımıza yalvardığımızda doğuyor insanlığımız. Bir şeylere çare olabilmek gerçek gücümüzdür. Kor düştüğü yerde derin bir yanık izi bırakıyor. Ağrı hissetmeden ıstırap çekmek mümkün mü? Yok olan insanlar kaybedilen servetler gece karanlığı gibi üstümüzde duran korkular. Tarih sayfalarında nasıl yer alacağını düşünemiyorum. Elle tutulup gözle görülmeyen bir şeyin insanlara çektirdiği üzüntüleri nasıl tamir edeceğiz.

Cesaret sadece korku okyanusu içinde var ola bilir. İnsan karanlığa girmekten korkar ama yine de girer. Korku içsel bir duygudur. İnsanın kendi ile savaşı ne kadar uzun sürerse yenilgisi de o kadar büyük olur. Ne yaptığımızı neden yaptığımızı bilmez isek hayatın akıntısına kapılırız. Her akıntının sonunda bir şelale vardır. Yaşamımızda gerçek özgürlüğe kavuşmak için bizlere kim destek olabilir? Özgür olmak için ihtiyacımız olan desteği nasıl alabiliriz? Kurallara uymak en güzel çare, bizler dürüst ve sevgiye açık insanların var olduğu bir dünyada yaşamak istiyoruz. Yoklukta savaşanlara duygular fazla gelir. Karakterimizin sağlamlığı değer bilmekten gelir. Kalbimizin gürültüsünü duymazdan gelebilir miyiz?

Toplu ölümler, çaresizlik dertler moralimizi alt üst etti. Aydınlık günlere kavuşmak için dua ediyoruz. Ev hapsinden, maske sıkıntısından çabuk kurtulalım.

Ölenlere rahmet, hastanede deva bekleyenlere de Allah şifa versin. Sabır en büyük tesellimizdir.

Sevgilerimle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.