Her sabah yeni bir güne uyanırız. Günümüzün nasıl geçeceğini bilemeyiz. Sevinçlimi, üzüntülümü, dostlarla sohbetlimi olacağını yaşayarak anlarız. Hepimiz hayatta mutluluk, huzur ve başarılı olmak, özgür olup çok para kazanmak, güzel yaşamak istiyoruz. İyi insan olursak kimlerle beraber olacağımızı kendimiz seçeriz. Sıradan bir insan olursak başkalarının bizi seçmesini bekleriz. Büyük işler başarmamamız için kahraman olmamıza gerek yoktur.  Büyük hedefleri arzulayan sıradan bir insan olmamız yeter. Görebildiklerimizin yada duyabildiklerimizin ötesinde bir dünya var. Köpekler bizim duymadıklarımızı duyuyor, yarasalar hissettiklerimizi hissediyorlar.  Yaşadığımız günlerin bir talih kuşu olmadığını onun için çaba göstermemiz gerektiğini unutmayalım.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmek için 40 farklı proje hazırlamış, ancak 4 proje ile İstanbu’u fethetmiş. Hiç bir zaman bizi bir başkasının olumsuz yönde etkilemesine izin vermeyelim. Geçmişimizi bilmek istiyorsak bügünkü şartlara bakalım, geleceğimizi görmek istiyorsak yaptıklarımıza bakalım.

Geçmişteki dostlarımızla yaptığımız sohbetlerin özlemini hangimiz çekmiyoruz. Kapı önünde bile iki komşu ile nasıl hasret giderirdik. Şimdi kocaman apartmanlarda kimse kimseyi tanımıyor. Selam versen alan yok. Dostunu göremeyenlere üzülüyorum. Özlediğimiz şeyler bir anda gürül gürül gelmiyor damlaya damlaya oluyor. Bir işi başarmamız için yüzde bir ilham yüzde 99 ter dökmemiz lazım.

Zamanın kıymetini bilmiyoruz. Çoğumuz yapmak istediğimiz işleri sonsuza kadar zamanımız varmış gibi erteliyoruz, zamanı da durduramıyoruz. Keşkelerimiz yoksa iyiliklerimizin dolu olması istiyoruz. Hayatın kısaldığından söz ediyoruz ama boşa giden zamanı nasıl değerlendireceğimizi bilemiyoruz. Sorgulanmayan bir hayat yaşamaya değmez. Küçükken sansürü öğrenirsek erken budanmış bir ağaç gibi geçer hayatımız. Asla temiz bir gelecek yaratamayız.

Karşılaştığımız zorluklardan önümüze gelene dert yanarsak kendimizi zayıflatırız. Sorumluluklarımız ileriye suçlarımızı geriye baksın. Kararımız kendimize verdiğimiz söz olsun. Talip olan onun ayağına gelir. Bir üstada başarısının sırrını sormuşlar; doğru kararlar demiş, bu doğru kararları nasıl alabileceğini sormuşlar, tecrübe demiş, peki tecrübenin sırrı ne diye sormuşlar üstad bir iç çekip yanlış kararlar demiş. Üç hakimin hükmünde hata aramayız. Kalbin, kaderin ve ölümün Rabbim bizi hayıra anahtar, şerre kilit eylesin.

Allahım derki, kimi benden çok seversen onu senden alırım, ve ekler onsuz yaşayamam deme seni onsuzda yaşatırım ve mevsim geçer gölge verenden ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından sandığın can bile el olur. Aklın şaşar dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dostun olur. Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın, en garibide budurya öldüm dersin hala yaşarsın, onun için yaşantımızda umutsuzluk  yok dua var. İmkansız diye bir şey yok çünkü Allahımız var.

Ben hayatta iki şeye güvenirim. Birisi aynaya baktığımda gördüğüme, biriside yukarıya baktığımda göremediğime.

Okurlarıma hep güzel günlere uyanmalarını ellerinden telefonları bırakıp çok güzel sohbet edecek dostlarla buluşmalarını günlerini güzel geçirmelerini diliyorum. Saygılarımla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.