banner26

Bu haber kez okundu.

Aksaray’ın ‘Mahir Hoca’sı 10 yıl önce aramızdan ayrılmıştı. Rahmetle anıyoruz

Mahir SÜDEMEN, yaşadığı yıllarda Aksa­ray’ın canlı bir tarihi gibiydi. Gördüklerini, bildiklerini, yaşadıkla­rını ve yaşananları kendisiyle beraber alıp götürmedi bu dünya­dan. Kendinden sonra gelen nesillere tarihin ve zamanın bir arma­ğanı gibi bırakıp gitti.

1 Ocak 1927’de doğ­muştu kimliğine göre. 3 Eylül 2011’de ara­mızdan ayrıldı. Çocuk­ları babalarını kaybet­mişti, Aksaray ise koca bir tarihini kaybetmiş­ti. Rahmetli hocamız Mahir SÜDEMEN’in anlatımına göre, Aksa­ray bataklığın ve buna bağlı olarak sıtma has­talığının sakinlerini sık sık kırıp geçirdiği bir şehirdir geçmişte. Aksaray halkının sıt­ma karşısındaki çare­sizliklerini, yoksul ha­nelere giren sıtmanın kimsenin gözünün ya­şına bakmadan ve ha­ne halkını genç yaşlı demeden ölümün kuca­ğına ittiğini çok dinle­miş ve okumuşuzdur yazılarında. Ölümün­den sonra çıkarılan “Kalın Sağlıcakla...” adlı kitabında Aksaray ve insanlarıyla ilgili tarihi bilgiler yer alır. Bu kitap, her Aksaraylı’nın evinde bulunması gereken ve nesilden nesile aktarıl­masında fayda görülen bir kitaptır. Çünkü, bu kitapta Aksaray’ın, bir daha kimsenin hatırla­yamayacağı şehir tari­hi vardır.

Doğup büyüdüğü ve yaşadığı memlekete adeta aşıktır merhum Mahir SÜDEMEN. Memleketinin ilerle­mesi, gelişmesi için hep teşvik edici yazılar yazar. Öğretmenliği yaşamı boyunca bit­mez... Hep öğretmek için çabalar, anlatır, yazar. Hayatı boyun­ca üretmekten, eğit­mekten vazgeçmez.

Rahmetli Mahir Ho­camız, hayatı boyunca düşünen ve üreten; dü­şündüğünü ve ürettiği­ni paylaşan, binlerce öğrenci yetiştiren ve tüm öğrencilerinin ve içinde yaşadığı toplu­mun sevgisine mazhar olabilen bir öğretmen, gazeteci ve yazardı.

1950 li yılların ba­şında Siirt’te öğret­menlik yapmıştı.

Vefatından bir kaç yıl öncesine kadar, da­ha çok nakliyecilik ya­pan Siirtli bazı öğrenci­leri Aksaray’dan geçer­ken, bir görüp hatırını sormak için kendisini arar, sora sora bulur­lardı. 50 yıl sonra öğ­rencisi tarafından ara­nan kaç öğretmen çı­kardı ki yaşadığımız toplumda.

Ülke ve yaşadığı şehrin sorunları karşı­sında hiç sessiz kala­mazdı.

Nerede bir haksızlık varsa dile getirmeden, karşı çıkmadan dura­mazdı.

Hazreti Peygamber­in, “Haksızlık karşı­sında susan dilsiz şeytandır” buyruğuna uygun bir ömür geçir­mişti.

Hiçbir zaman neme­lazımcı olmadı.

Kendisine gelerek,

“Hocam iş arıyo­rum” diyenleri hiç boş çevirmezdi. Tanıdıkla­rını, dostlarını arar ve mutlaka işe yerleştirir­di. Sadece iş değil, her alanda kendisine baş­vuranları dinler, so­runlarını çözmeye çalı­şır, küskünleri barıştı­rır, dertlerine derman olmanın çarelerini arardı. Hiçbir zaman “bana ne”cilik yap­mazdı.

O, Aksaray’ın

“Mahir Hoca”sıydı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner31

banner34