Çok değil daha yakın bir tarihe kadar karnenin verileceği tarihe saate kadar okullarda ders olurdu. Şimdi iki bazen üç hafta evvelinden bazı okullarda eğitim bitiyor.

Ben bir veli olarak bu durumdan rahatsızım.

Eğitimin önemini çok iyi bildiğini iddia edenlerin, her günün hatta her saatin kıymetli olduğunu söyleyenlerin, dünyadaki süper güçlerin (yani devletlerin) hep eğitim sayesinde olduğunu dillendirenler ülkemizde de eğitimin iyi ve etkili verilmesi noktasında hemfikirdir kanaatimce.

Demek oluyor ki yaklaşık 8 ay süren evet yanlış yazmadım 9 değil 8 (sekiz) ay süren eğitimin de geriye gittiğini görünce üzülüyor insan.

Bazı öğrencileri görünce neden okulda olmadıklarını soruyorum ve “dersler bittiği için öğretmenlerimiz gelmenize gerek yok” dedi cevabını alıyorum.

Ne demek dersler bitti yahu? Müfredata göre, ders kitaplarına göre bitebilir de hayatın dersi biter mi?

En büyük kaybımız olan edebin izahı, meşruhatı için son ana kadar öğretmen-öğrenci buluşmaları hele de dersler bitip bu hususların anlatılmasına saatler yetmez zaten.

Ne demek “öğretmenler gelmenize gerek yok dedi?”

Ben şahsen bu şekilde olmasını istemem. Kabul de edemem. Zira pek çok öğretmen arkadaşım “eğer biz savsaklarsak aldığımız paraya haram karışır” dediği için bunu kabul edemem diyorum. Benim bu cümlelerimden rahatsız olacaklar varsa da kendileri bilirler.

Devamsızlık meselesini ciddiye aldıklarında ya da mecburen devam etmek zorunda kaldıklarında öğrenciler okula mecburen geleceklerdir. Son güne kadar devam etmeyenlerin karnelerine yansıyacağı söylense çocuklar gelirler. Gelince de öğretmenler dünyanın farklı ülkelerindeki başarılı insanların hayat hikayelerini anlatsalar harika olmaz mı?

Annesine, babasına, öğretmenine saygısız olanların değil de edepli, çalışkan öğrencilerin başarılı olduklarını örnekleriyle bir daha anlatsalar âlâ olmaz mı?

Ya değilse “öğrenciler gelmiyor” demek ya da “öğretmenler gelmemizi istemiyor” demek çok kolaydır.

Başkasını bilmem ama ben kızlarıma öğretmenlerine saygısızlık yapmamalarını, eğer öğretmenlerinden azar işitirlerse bunun kendileri için gerekli ve önemli olduğunu anlatmaktayım. Ders kitapları haricinde okumalar yaptırıyorum. Testler çözdürüyorum. Oyunlar oynatıyorum.

En önemlisi de isterse çöp kovası iki km uzakta olsun ufacık çöpünü sokağa attırmıyorum. Sokak hayvanlarına eziyet etmemelerini, edenleri şikayet etmelerini tembihliyorum.

Biliyorum ki eğitimsiz bireyler toplumun başına bela olurlar.

Aldığı her kuruşu helal ettirmek için çabalayan, öğrencilerini evlat gören öğretmenlerin yaşları benden küçük dahi olsa ellerinden öperim.

Şimdiden öğretmen ve öğrencilere muhakkak kitaplı, bulmacalı, oyunlu, oksijenli iyi bir istirahat dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İbrahim 3 ay önce

Çok gerekli bir mevzuda çok gerekli bir yazı elinize emeğinize sağlık. Maalesef yetkililer eğitimdeki bu savsaklamayı yıllardır görmezden geliyor ve bu düzen her geçen yıl daha kötü boyutlara doğru ilerliyor.