Belediye Başkanı Sayın Haluk Şahin Yazgı tarafından 33. Ihlara Kültür ve sanat festivali etkinliği devam ederken akşamlarıda Aksaray’ın manevi değerleri Zinciriye Medresesinde yazarlar tarafından katılımcılara anlatılıyor. Konu Aksaray’ın manevi değerleri olunca benimde ilgi alanımı oluşturduğundan her akşam bu konuşmaları dinliyorum. Salı günü tarihçi Prof. Dr. Haşim Şahin hocam Somuncu Babayı anlattı. Ben bazı önemli konuları dobra dobra konuşan Şahin hocadan duyma imkanı buldum.

       Hele Somucu Baba ile ilgili konferans veren ve gittiği her yerde ve gittiği yere göre konuşan yazarlar olduğunu söylemesi ve açıklaması bir gerçeği ortaya koyuyordu. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil hocanın Aksaray da bir türlü, Darende de bir türlü konuştuğunu iddia etti.

       Tarihçiler bildiği ve inandığı konuda ne biliyorsa onun arkasında durması lazım dedi. Bu tür kişilere karşı Prof. Dr. Ahmet Akgündüz hocanın Darendeyle bir bağlantısı olduğu için bir duruş sergileyerek her yerde Somuncu babanın Darende de olduğunu söylemesi Şimşirgilden daha iyi bir duruşu var dedi.

       Somuncu Babanın Aksaray’da olduğunu her yerde söylediğini belirten Şahin ben Aksaray’lı değilim. Bolu Göynüklüyüm burası ilede bir bağlantım yok. Ben Aksaray’a hiç gelmediğim dönemde Somuncu Babanın Aksarayda meftun olduğunu yazdım dedi.

        Darendeliler her ne kadar bana kızıp tehdit etselerde, ortaya koyduğum delillerle sustular. Somuncu baba Darendeye hiç gitmemiştir. Eğer Halil Tayyibi diye bir oğlu varda gitti ise bilemem dedi.

       Okuduğu bir osmanlı eserinde bir velinin hiç Aksaray’a gelmediği, Aksaray’ı görmediği halde Kılıçaslan tepesi eteğinde meftun olduğunu söylüyor. Ben gelip gördüğümde o zamanlar burada evlerde yokken demekki tepenin eteğinde meftundur.

        Tabi bu arada bizim zamanında Somuncu Babaya sahip çıkmadığımızı, sahiplenmenin Darende tarafından yapılması ile kargaşa oluştuğunu söylerken bizim biraz ilgisizliğimizin olduğunu söyelemesi, gerçekleri yansıttı.

       Kısacası her şeyi ile Somuncu babanın Aksarayda olduğunu belgelerle ortaya koymuştur.

       Dün gece de Prof. Dr. Yusuf Küçükdağ Piri Mehmet Paşa ve Cemalettin-i Aksarayı anlattı. Sohbet esnasında Aksaray’ın bir Selçuklu, Osmanlı şehri olduğunu bilmediğiniz devlet adamları burada doğup büyümüştür dedi.

       Mesela Karamanı Ahmet Paşanın Karamanlı değil Aksaray’lı olduğunu söyledi. Karaman Osmanlının son dönemleri olan 1860 da bu ismi aldığını söyledi. Ama Karamani Ahmet Paşaya onlar sahip çıkmışlardır. Fakat Piri Mehmet Paşa soyundan olduğunu söyledi.

       Padişah tarafından eski Maliyenin başına Piri mehmet Paşa getirilmişti. Buralara getirilen kişiler devletin ikinci adamıdır. Yani o dönemin hazinesinin başına getirilen bir muhterem Aksaraylıdır ve ona iyi sahip çıkmalısınız dedi.

       Görüldüğü üzere Aksaray’ı Aksaray manevi değerlerini Aksaray’lı olmayan araştırmacılardan öğreniyoruz. Birbirimize saldırıp şöhret olmayı denemek yerine, Aksaray için el ele verip bir şeyler yapılmalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.