Son günlerde duyduğum bir açıklama ve bu açıklama sebebiyle halk tarafından meslektaşlarıma yapılan tabiri caizse aşağılama, bir veteriner hekim olarak beni ziyadesiyle üzdü. Bu sebeple uzun bir yazı kaleme aldım. Yazı uzun olunca hepsi okunmaz, söylemek istediğim anlaşılmaz ve yanlış anlaşılırım kaygısıyla yazıyı seri olarak kısa kısa yayınlayacağım.

Konu şudur:

Aksaray Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcılığına, akademisyen bir veteriner hekimin atanması garipsenerek eleştiriliyor.

Bence esasen yapılan bu eleştiri garipsenmeli…

Ben zaten garipsediğim için bu yazıyı yazıyorum.

Eminim ki yazı serisini okumayı bitirdiğinizde yapılan benzer eleştirileri artık sizler de garipseyeceksiniz.

Hatta seri bitmeden bile garipsemeye başlayacaksınız…

...

Konuyla ilgili tabipler tarafından yapılan böyle bir eleştirinin ancak iki sebebi olabilir:

Ya bazı tabipler tarafından akademisyen veteriner hekimlerin, değil sadece ülkemizde, dünyada da tıp fakültelerinde çalışılabildikleri bilinmiyordur.

Ya da eleştirilen konuya daha çok ilgi çekmek ve halkı galeyana getirmek için bir mesleğin saygınlığı ile o meslek erbabının şeref ve haysiyeti bile bile hafife alınıyordur.

Ben bu eleştirinin bu ikinci sebeple yapıldığını kesinlikle zannetmiyorum.

Zaten verilen demeçten, eleştirinin veteriner hekimlerin tıp fakültelerinde çalışabildiğinin bilinmemesi sebebiyle yapıldığı aşikâr.

Ancak şu da bir gerçek ki bu bilinmeme ile yapılan bu eleştiri, ne yazık ki veteriner hekimlerin meslekî şeref ve haysiyetlerinin hafife alınmasına sebep olmaktadır.

Eleştiriyi yapanların böyle bir amacı yoktur muhakkak ama işte elde edilen netice de ortada…

Muhalif siyasetçiler ise veteriner hekimliğin ve çalışma alanlarının halk tarafından iyi bilinmediğini bildiği için –belki kendileri dahi bilmiyor- , konuyu siyasî bir malzeme olarak kullanıyor.

Yapılan atama tıp fakültesine dekan yardımcılığı olduğu halde atama halka, araştırma hastanesine başhekim yardımcılığı olarak lanse ediliyor.

Verilen demeçteki muğlaklık da zaten buna sebep oluyor.

Ve halk, veteriner hekimin hastaneye bir klinisyen olarak atanmış olduğunu zannedip doğal olarak tepki gösteriyor.

Hoş doğru anlatılsa da değişen pek bir şey olmayacaktı…

Çünkü yorumlarda her şey görülüyor.

Zaten demeçte de atamanın tıp fakültesine ya da araştırma hastanesine yapılmasının fark edilmeksizin iki durumun da yanlış olduğu minvalinde şeyler söyleniyor ve böyle bir atamanın dünyaca da hoş görülmeyeceği iddia ediliyor.

Peki, gerçekten de öyle mi?

Bu zamana kadar veteriner hekimlerin sadece hayvancılık ve gıda sektöründe çalıştıklarını düşünenlere –belki gıdayı bile şu an yeni duyanlar olmuş olabilir- yanıldıklarını söylemek isterim.

Aslında bunun Covid-19 Pandemisi’nde anlaşılmış olması lazımdı ama kulak ardı edildi demek ki!

Ben yineleyeyim o zaman.

Veteriner hekimler, aynı zamanda insanlar için koruyucu hekim olarak çalışmaktadırlar. Ülkemizde de insan sağlığı için Covid-19’un yerli aşısını (TURKOVAC) geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, bir Veteriner Hekim Mikrobiyolog’dur.

Yaklaşık bir sene önce her gün haberlere çıkan bu bilgiden hiç haberimiz yok muydu gerçekten?

Aykut hocamızın nerede çalıştığını da söyleyeyim…

Hocamız bir veteriner hekim olduğu hâlde Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbî Mikrobiyoloji’de çalışmaktadır.

İyi ki Aksaray Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki dekan yardımcılığına Aykut hocamızın ataması yapılmamış.

Büyük ihtimalle Aksaraylı tabipler ve muhalif siyasetçiler başta olmak üzere birçok vatandaşımız, ona da aynı tepkiyi verecekti ve daha büyük rezil olacaktık.

Akademisyen veteriner hekimlerin tıp fakültelerinde çalışamayacağı, çalışma alanlarının sadece veteriner fakülteleri olacağı iddiası halkımızda karşılık bulsa da bu iddiaya dünyada bilim camiasında gülerler!

İsterseniz açın Google’ı, açın dünyaca ünlü tıp fakültelerini… Ve kurumsal sayfalarında DVM (DVM: Doctor of Veterinary Medicine) yazarak araştırın…

Bakın bakalım veteriner hekim akademisyenler dünyada tıp fakültelerinde ve hastanelerinde çalışabiliyorlar mı çalışamıyorlar mı ders verebiliyorlar mı ders veremiyorlar mı?

Araştırma hastanesindeki sıkıntıların, vatandaşımızın bu anlamdaki derdinin farkındayım.

Ama bu atama araştırma hastanesine değil ki… Tıp fakültesine...

Tıp fakültelerinde de akademisyen veteriner hekimler ders verdiler, veriyorlar, verecekler de.

Amiyane tabirle; elmayla armudu karıştırmayalım…

Eğer yapılan atama açık açık, partili bir atama, yandaş bir atama vs gibi söylemlerle eleştirilseydi, yapılan bu eleştiriyi anlardım.

Ama eleştiri, akademisyen veteriner hekimlerin çalışma alanlarından biri olan tıp fakültelerinde çalışmalarına karşı yapılmaktadır…

E bu da yanlıştır.

Dediğim gibi Halep ordaysa arşın da burda…

Google’da araştırarak bakın, dünyaca ünlü tıp fakültelerinde akademisyen veteriner hekimler görev alıyorlar mı almıyorlar mı?

Devam edecek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner34