Ömür Allah’ın kullarına verdiği bir lütufdur. Fide ikende uluağaç olarakta hayatı terk edebilirsin. Hayat beşikle tabut arasında bir yolculuktur. Dünya hayatı sonsuz zaman şeridi içinde sabun köpüğünden farksızdır. Cam fanus içerisinde yaşadığımızı fark edemeyiz. Kendimizi öğrenip kendimizi bilmemiz daha iyi olmaz mı? Ben kimim, dünyaya ne için geldim, neler yapmam gerekli olduğunu bilmeden yaşadığımız hayat kalın sayfalarla dolu bir kitaptır. Her sayfadan bir bilgi  ile çevreme yararlı olmuşsam ne mutlu bana. Aptal ve bilgisizlik yırtığının yama kabul etmediğini yaşlanınca öğrendim. İlim müminin kayıp malıdır.  Gençlikte elde edilir.

Yaşlanmak çok şeyler kaybetmektir. Her arkadaşını ahirete yollarken acılarına dayanmak, yalnız kaldığını düşünmek sanıldığı kadar kolay değildir. Dostsuz kalmak yaprağı dökülmüş ağaç gibidir. Kendime dost bulmaya acılarımı onunla paylaşmaya karar verdim.

Güneş ışığını, fakir, zengin güzel, çirkin, çayır çimen sebzelik gübrelik ayırt etmeksizin her yere veriyor. Benimde içimi aydınlatsın diye ona başvurdum. Dostluk son nefesin tohumudur. Allah rızası içindir. “bana yardım edemiyeceni ateşi ile beni yakmak istediğini söyledi, sen perdeni arala can güneş görünsün” dedi.

Dağlara, bayırlara, ovalara, temiz kirli yerlere yetişip arındıran suya gidip onunla dostluk kurmayı istediğimi söyledim. Deryaya layık olan su kuşudur. Yerimde kalmamı beni uzaklara sürüklemek istediğini dile getirdi. Kusurları  ayıpları örten gece ile dost olmak istedim. “ sen hakkın sevdiği bir kul ol, gece karanlığına bürünme aydınlıklarda kal”dedi. Üzerine her türlü pislik, gübre toprağa selam verip huzuruna geldim. Ben yeni filizler yetiştirip halka halka manevi gıdalar sunuyorum. Seni ayak altında ezdirmeye gönlüm razı olmaz dedi. Çimenler çiçekler güzelliğimizle, güzel kokularımızla sana dostluk ederiz dediler.

Ulu bir ağacın bedenini kucakladım oda bana dert yanıp artık yaşlanınca beni sayan yok, filizlerimde ki meyveler  olmasa bir baltalık ömrüm var dedi.

Mutluluğun anahtarı mutlu olmaya karar vermektir. Yoğun bir pişmanlık sisi içerisinde dolaşıp, duygularımın önünde yürüyorum, ama hiç bir şey hissetmiyorum. Yüzümdeki kırışıkları seyrederken nereden geldiklerini düşünüyorum. Evime giderken beni yıllardır koruyan duvarlar bana dost olduklarını söylüyorlar. Öyle dostlar edinki ölüm döşeğinde yanında olsun sizi buradan yolcu edip öbür tarafta karşılasın. Kabir sorgusunda diliniz tutulunca size yardım etsin dediler.

Ömür hızla giden bir trenin penceresinden bakar gibi hızla yol alıyor. Duru su gibi kamil insan olalım.

Dünyada yaşadığımız yılların kıymetini bilelim.

Geçirdiğim yılların vergisini verebildim mi bilmiyorum şimdi ahiretten davetiye bekliyorum.

Sizlere güzel ömürler diliyorum. “zaman hancı, bulut yolcu şimdi gitti enson yolcu, bitmedi mi hasret borcu”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Özgür Gür 7 gün önce

Çok güzel bir yazı......