ABAYLAR
Aksaray
21 Şubat, 2024, Çarşamba
  • DOLAR
    28.96
  • EURO
    31.23
  • ALTIN
    1867.4
  • BIST
    7913.76
  • BTC
    43404.734$

AKSARAY’IN BİLİNEN İLK HAYVANSEVER AKTİVİSTİ – “Seyyid Ali Halvânî”                

06 Ocak 2022, Perşembe 13:00

Yakın zamanda meydana gelen pitbull saldırısı sonrasında sokak hayvanları tekrar gündeme geldi ve tartışmaları da beraberinde getirdi:

Sokak hayvanları toplanıp barınağa mı götürülmeli yoksa muayenesi, aşısı, gerekirse rehabilitesi yapılıp kısırlaştırılarak sokaklarda mı bırakılmalı?

İnsan hakları ve refahı ile hayvan hakları ve refahı düşünülerek bir karar verilecektir elbette!

Ve elbette sahipli bir pitbullun cezası, kimsesiz sokak hayvanlarına kesilmeyecektir!

Adil bir çözüm yolu muhakkak bulunacaktır.

Ancak bana sorarsanız, ben, önce insanımız rehabilite edilmeli derim.

Kesinlikle rehabilitasyona insan ile başlanmalı!

Öyle ki bebeğini, çocuğunu köpek geliyor, kedi yemeğini yiyecek diye korkutan; hayvan sahiplenip onu kendine alıştırdıktan sonra sebebi ne olursa olsun sahiplendiği hayvanını sokağa bırakan; kendisine bir zarar vermediği halde bir köpeği taşla uzaklaştırmaya çalışan; kediler-köpekler çoğaldı diye sağa sola zehirli mamalar, etler koyan; kedinin, köpeğin kuyruğunu hatta ayağını kesen insanlardan daha çok rehabilite edilmeye ihtiyacı olan hangi canlı var ki şu dünyada?

Önce insan rehabilite edilmeli ki el-Hâlık’ın yarattığı –insan da dâhil- tüm mahlûklar rahat etsin.

Kısacası insana, doğanın sahibi değil, doğayı oluşturan popülasyonlardan biri olduğu hatırlatılmalı!

İşte insan bunu hatırlarsa “YARATILANI SEVERİM YARATANDAN ÖTÜRÜ” sözünün sırrına da erişmiş olacaktır.

Ya değilse, kendini dünyanın merkezi zannetmeye, böylece de tabiatı yok etmeye ne yazık ki devam edecektir.

Fransızca kökenli bir kelime olan aktivist, dilimize de yerleşmiş olup sözlükte “etkinci”, “eylemci” olarak tanımlanmıştır. Aktivist, belli bir düşünce veya amacı savunan ve doğru olduğuna inandığı bu düşünce ve amaç için yasal yahut yasal olmayan bir şekilde eylemler gerçekleştiren kişidir. Son zamanlarda tüm dünyada en çok göze çarpan aktivistler, aşı karşıtı aktivistlerdir.

Ülkemizde de birçok alanda aktivistler, eylemler düzenlemektedir. Bunların en başında da hayvansever aktivistler, hayvan hakları savunucuları gelmektedir.

Aksaray’ımızın entelektüellerinden, çok yönlü eserler telif etmiş münevverlerinden olan şair, mutasavvıf, müellif ve kadı Seyyid Şeyh Hasan Rızâyî el-Aksarâyî, eseri Nüzhetü’l-Ebrâr’da kendi dönemindeki (17. Yüzyıl) bir hayvanseverden bahsetmektedir: Seyyid Ali Halvânî.

Seyyid Ali Halvânî, Aksaray’ın salihlerindendir. Nisbesinden de anlaşıldığı üzere helvacıdır. Zaman zaman toplumun ileri gelenlerine çavuşluk yani bir nevi yaverlik yaparak hizmet de etmektedir. O, velileri ve sâlihleri öven, âlimleri ve fakirleri seven ve sevilen bir kimsedir. Rızâyî’nin söylediğine göre merhum, duası makbul bir velidir.

Sokak hayvanlarını çok seven Seyyid Ali Halvânî için Rızâyî, çarşıdaki zayıf hayvanlarla ilgilendiğini ve onları alıp, evine götürdüğünü söylemektedir.

Hatta hocaların hocası, Allah dostlarını seven, “Battânîzâde” diye meşhur Hacı Ali’nin oğlu Ömer Efendi de Rızâyî’ye, Seyyid Ali Halvânî’nin dükkânında 39 kedi gördüğünü ve onları doyurmak için kullanılan 15 kâse saydığını söylemiştir.

Seyyid Ali Halvânî, küçük çocuklardan kuşları satın alıp Allah’ın rızasını kazanmak için onları serbest bırakırmış.

Kışın da diğer insanlardan önce, evinin önündeki karları süpürür ve süpürdüğü yere kuşların yemesi için buğday serpermiş.

Rızâyî, kışın sıkıntı ve korku anında sokak köpeklerinin, Seyyid Ali Halvânî’nin onlara karşı olan merhameti sebebiyle, ona sığındığını da söylemektedir.

Bir gün Aksaray Kadısı Ahmed Efendi, çok ve zararlı olmasından dolayı halkın sokak köpeklerini öldürmelerini emretmiş.

Seyyid Ali Halvânî, böyle bir kıyım anına rast gelirse, merhameti ve sevgisinden hemen hayvanlara yardım eder, gördüklerini ölümden kurtarırmış.

Buraya kadar anlattıklarım için “E bunun neresi aktivistlik, bu sadece bir hayvanseverlik” diyenler olabilir. Devam edeyim…

Bu kıyım emirlerinden sonra öldürülmek istenen köpekler, katillerin ellerinden kaçarak onun yanında toplanırlarmış.

O da köpekleri kurtarmak için Kadı Ahmed’in yardımcılarıyla, “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” diye diye mücadele edermiş.

İşte aktivistlik burada!

Görüldüğü üzere zaman zaman toplumun ileri gelenlerine –belki kadıya bile- hizmet eden Helvacı Seyyid Ali, söz konusu hayvanlar olduğunda kadı yardımcılarıyla, dolayısıyla kadı ile dahi mücadele etmiştir.

Aktivistliği, anarşistlik yani yönetim tanımazlık olarak anlamamak gerekir.

Aktivistleri, amaç edindiği düşünce doğrultusunda verilen yönetim kararını beğenmediğini rahatlıkla açıklayabilen kişiler olarak tanımlamanın daha doğru olacağı kanaatindeyim.

Seyyid Ali Halvânî de Kadı Ahmed’in sokak köpeklerinin öldürülmesi kararını beğenmemiş, Peygamberin hadisini hatırlatarak bu kararı uygulayan yetkililerle mücadele etmiş bir dönem aktivistidir.

Bu arada yukarıda köpekleri öldürenler için kullanılan “katil” ibaresini ben değil, Rızâyî kullanıyor. Yani Rızâyî de bu kıyımı gerçekleştirenleri katil olarak nitelendiriyor.

Elbette bana göre de hayvanları öldürenler katildir! Tabi beslenmemiz maksadıyla kesim yapan kasapları ve kurban kesenleri kastetmiyorum.

Bunun yanında bana göre, pitbull gibi ağızlıkla gezdirilmesi zorunlu olan köpekleri ağızlıksız sokağa çıkaran hayvan sahipleri de katil nispetindedir. Ve böyle yapanlar hayvansever de değildir.

Çünkü illa ki bir gün bu köpekler birine saldırabiliyor, sıklıkla duyuyoruz ve kinofobisi yüksek olan toplumumuzun korkusunu daha da artırıyor; sonrasında da bu vurdumduymazlığın cezası ne yazık ki birçok hayvana ve sokak köpeklerine kesilebiliyor.

Dediğim gibi insan hakları ve refahı ile hayvan hakları ve refahı düşünülerek, adil bir çözüm yolu muhakkak bulunacaktır.

                Son olarak şunu söylemek istiyorum:

Oldukça geniş ve derin bir kültür tarihine sahip Salihler Şehri Aksaray’ımızın Salihlerinden, velîlerinden olan, 17. yüzyılın hayvansever aktivisti (Allah’ın rahmeti üzerine olsun) Seyyid Ali Halvânî’nin isminin, şehrimizde hayvanlar için yapılan projelere ve sokak hayvanları rehabilitasyon merkezine verilmesi de sanırım hoş bir karar olur.

Allah, cümlemizi, “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” hadisini üzerine bir kıyafet gibi giyenlerden eylesin…