ABAYLAR
Aksaray
22 Şubat, 2024, Perşembe
  • DOLAR
    28.96
  • EURO
    31.23
  • ALTIN
    1867.4
  • BIST
    7913.76
  • BTC
    43404.734$

EKŞİ MAYA

23 Mart 2018, Cuma 09:45

Garip bir başlık kullandım ama bu kelime günümüzde de geçerlidir.

İthal buğdaydan yapılan yediğimiz beyaz ekmekler sağlığımızla oynayıp. Adı duyulmadık hastalıklara düçar olunca semt  pazarlarında köylerden satışa gelen ekşi maya ekmeklerini aramaya başladık. Ekşi maya bekletilen hamurdur. Paket mayalar yokken hep ekşi maya  ile yapılırdı ekmeklerimiz. 

Yediğimiz ekmekler birinci kaliteli Şahman buğdaylardan yapılırdı. Yapılan ekmeğin mis gibi kokusu her tarafa yayıldığı için mahalle komşularımıza da ikram edilirdi. Benim ülkem tarıma çok elverişlidir. Düz ovalarımızda alabildiğince buğday, arpa, yulaf, çavdar yetiştirilirdi. Cefakar köylüm pullukla tarlayı sürer hazırladığı tohumları eker yazın sıcağında tırpanla biçer dövenle buğdayı sapından ayırırdı. Bizler bu buğdayın ekmeğini yerken hayvanlarımızda samanı ile beslenirdi. İçtiği bir bardak ayranla azığından çıkan şahman buğdayla yapılan ekmek arası peyniri yiyerek halka hizmet etmeye  devam ederdi asil köylüm.

Buğdaylar pazara getirilince herkes yiyeceği kadar ölçüde buğdayını alırdı. Bir şinik buğday 8 kg.dır. dört şinik buğdayda bir kiledir. Alınan buğdaylar yıkanır temiz örtüler üzerinde  kurutulur. Dokuma çuvallara doldurularak un yapmaya götürülürdü. Kalanlar semtindeki değirmenler gece gündüz çalışarak halka hizmet ederlerdi. Buğdayların büyük bir kısmı silolarda toplanır, bir kısmı Azmi Milli’de öğütülerek başka illere gönderilirdi. Yıllarca görevini aksatmayan Azmi Milli un fabrikası Aksaray’ın adını her yere tanıtırdı. Sirenide öğüttüğü un kadar hizmet verdi.

Her evde  un konacak sandıklar vardı. Ekmeğin vesika ile satıldığı dönemlerde bile evlerinde un olan aileler sıkıntı çekmedi. Doğal buğday ekmeği yediğimiz dönemlerde hastalık çeşidi çok azdı. Sıtma, satlıcan(Zatürre) verem(tüberküloz)’dan başka hastalık yoktu.

Kimse aklından şikayet etmezdi. Şimdi Pazarlarda satılan meyve ve sebzeleri doğal diye satıyorlar ama ne tatları nede dayanma güçleri var. İçlerinde tohum bile yok.

Buzdolabını olmadığı dönemlerde bahçelerimizden  sebze ve meyveler günlerce bozulmazdı. Lezzet ve kokuları iştah kabartırdı. Hormon verilen yiyecekler fazla büyüdüğü için satışları kolay oluyor ama hem halkın sağlığını, hemde toprağı bozuyor. Bizim alışkanlıklarımız başkadır.  Bazı alışkanlıklar tehlikeli oluyor.  İnsanlar gelenekleri ile yaşarlar bilinçle değil.

Her satıcı malını organik olduğunu söylüyor, yapacağı bir şey yok.  Oda evine ekmek götürecek müşterisini mutlu etmek  için  köylerden pazara ekşi maya ekmeği getiren satıcılarımız var.  Bizde onlara minnet duyuyoruz .  Yapıcı kişiler bizim için kıymetlidir.

Tarlalarımızda ne güzel pancarlar yetişirken katkı maddesi kullanılarak elde edilen şekeri kullanmak elbetteki akıl işi değil. Biz geleneklerimize bağlı insanlarız. Ufkumuz geniş Allah doğru yoldan ayırmasın. Başarını ana, babası çoktur.  Başarısızlık ise yetimdir. İnsanlarımızı bile ekşi maya ile yoğrulmuş  olmasını diliyorum.  Çaylarımız tatsız şekerle bozulmasın. Tarlalarımızdan pancar eksilmesin.

Sevgilerimle.