ABAYLAR
Aksaray
21 Şubat, 2024, Çarşamba
  • DOLAR
    28.96
  • EURO
    31.23
  • ALTIN
    1867.4
  • BIST
    7913.76
  • BTC
    43404.734$

HAMZA BABA KİMDİR? – 2 – “Sultan I. Ahmed Han’ın Huzurunda”

11 Ocak 2022, Salı 13:23

Hamza Baba ile ilgili yazı serime, HAMZA BABA KİMDİR? – 1 – “Kuyucu Murad Paşa’nın Şeyhi” başlıklı köşe yazımdan sonra kısa bir ara vermiştim.

Devam ediyorum…

Sultan I. Ahmed Han’ın Huzurunda

Vezîriâzam Kuyucu Murad Paşa, Canbolatoğlu üzerine yürüdüğünde Şeyh Hamza Baba’nın nasihatine uyup da İstanbul’a zaferle dönünce Sultan I. Ahmed Han ona çokça iltifat edip, ikramda bulunur. Bunun üzerine Murad Paşa: “Ey sultanım senin yüce devletini düşmanlardan görünüşte ben aldım ancak gerçek fatih Karaman eyaletinin Aksaray beldesinde oturan Şeyh Hamza Efendi’dir.”  diye karşılık verir. Sultan Ahmed Han da Hamza Baba’ya saygısını gösteren ve onu yüce meclise davet eden bir ferman gönderir. Ancak Hamza Baba, gitmek istemez. Sonra Sultan’ın kapıcısı Sultan’ın emri ile gelir ve Hamza Baba da davete icabet eder, İstanbul’a gider.

İstanbul’da kendisine Vefa semtinde Gazzâl Ali Ağa Sarayı denilen bir konak tahsis edilir. Hamza Baba, Sultan Ahmed ile karşılaşınca Sultan ona güzel öğütlerinden ve nasihatlerinden bahsedip der ki:

“Ey Şeyh! Bize nasihat et ki her daim onu yapalım.”

Bunun üzerine Hamza Baba de ona nasihat eder:

“Vaktini üçe ayır.

Birincisi, Allah’a ibadet et! Çünkü sen tıpkı diğer insanlar gibi ibadetle emrolunmuş Allah’ın bir kulusun.

İkincisi, halkın yararına çalışmaktan geri durma! Çünkü sen kıyamet günü bundan hesaba çekileceksin. Doğunun herhangi bir yerinde zulme uğrayan herkesten güneyde olsan da sen sorumlusun.

Üçüncüsü, hayatını yaşa! Sen sultansın, senin benzerin dengin yok! Bazen rahatına bak.”

Bu sözler Sultan’ın çok hoşuna gider ve Hamza Baba’ya hediyeler gönderir. Hamza Baba ise hediyeleri kabul etmez, usulü ile Sultan’a iade eder ve “Bunlar Müslümanların hazinesine aittir, Sultan da onların koruyucusudur. Onları ehline versin. Ben onlara layık değilim.” der. Bunun üzerine Sultan Ahmed Han vezirlerine; “Bu Şeyh ne istiyorsa verin!” der. Vezirler de Hamza Baba’ya sorarlar. O da: “Aksaray’ın her türlü vergiden muafiyeti dışında bir şey istemiyorum.” diye karşılık verir. Vezirler durumu Sultan’a bildirdiler. Sultan da; “Tamam kabul ettim, ona vilayetini verdim!” diye ihsanda bulunur.

Böylece Aksaray’ın beratını yazarlar ve Hamza Baba’ya verirler.

Aksaraylılar 30 Yıl Vergiden Muaf

Hamza Baba’nın vefatından sonra Sultan İbrahim Han’ın saltanatının ilk yılında, yani Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın vezîriâzamlığı sırasında berat yenilenir. Ancak daha sonra Aksaray halkı, Hasan Dağı halkı ve Eyübeli (Ortaköy) halkı arasında barut üretimi yapımı konusunda kargaşa çıkar. Bu konu ile ilgili bir takım kişiler Sultan’a giderler. Vezîriâzam muafiyet beratını ellerinden alır, fesheder ve Kayseri kadısı Şerhî Efendi’ye hane sayısını yazmasını emreder. O da sadece kırk hane yazar.

Kısacası Aksaray halkı “avarız”, “nüzül” vs. vergilerinden Hamza Baba’nın bereketiyle otuz yıl muaf tutulmuştur.

Sultan IV. Murad Han’ın Vefatını Bilmesi

Aksaray eşrafından Behlülzâde Muhammed Çelebi bir gün Orta Köprü (Nakkaş Köprüsü)’de Hamza Baba’nın yanında oturuyorken, Hamza Baba kendi kendine: “Yeter, yeter Sultan Murad!” der. Çelebi, Hamza Baba’ya bunu kime söylediğini sorar ancak Hamza Baba pek konuşmaz. Sadece: “Aslı yok!” diye cevap verir. Bunun üzerine Çelebi; “Herhalde şeyh, yaşlılığından dolayı sözü karıştırdı” diye düşünür. Ancak bir hafta sonra Sultan Murad’ın ölüm haberi gelir. Çelebi anlar ki Sultan’ın vefatı o gün Hamza Baba’ya mâlum olmuştur.

Seyyid Hasan Rızâyî’nin Hamza Baba ile ilgili anlattıkları bu kadardır. Ancak benim söyleyeceklerim henüz bitmedi.

Daha evvel de söylediğim gibi bilineni tekrarlamak değil, yeni şeyler söylemektir düsturum.

Hamza Baba ile ilgili bu söylenenler Türkçeye çevrilmiş Nüzhetü’l-Ebrâr’da zaten yazıyordu. Yani bunlar zaten söylenmişti. Bu sebeple kendime iş edinerek bana düşen de Nüzhetü’l-Ebrâr’da verilen bu bilgileri yorumlamak, peşine düşmek, böylece bu bilgileri genişletmek olmalıydı.

Ve ben de Rızâyî’den öğrendiğim bilgilerin peşine düştüm ve Hamza Baba’yı araştırmaya devam ettim, elbette yeni bilgilere ulaştım:

Evvela Aksaray Şeriyye Sicili’nde Hamza Baba’yı aradım. Rızâyî Hamza Baba’nın 3 oğlundan bahsediyordu, ancak Şeriyye Sicilindeki hükümler arasında Hamza Baba’nın kadı oğlu Seyyid Ali’nin yanı sıra kızı Ayşe Hatun’un da ismi geçiyordu. Damadı ise Kadı Abdülbaki idi. Yani Hamza Baba’nın 3 oğlu ve 1 kızı olmak üzere bilinen 4 evladı vardı.

Peki Rızâyî Hamza Baba’nın Kuyucu Murad Paşa’nın şeyhi olduğunu söylerken, Osmanlı Tarihçileri kendi eserlerinde bu Meşhur Gazi Sadrazamın şeyhinden hiç bahsetmişler miydi?

Bir sonraki yazımda bu konudan dolayısıyla da Hamza Baba’nın lakabından bahsedeceğim…

Görüşmek üzere…